Sevgi ve nefret aynı madalyonun iki yüzüdür. Yani sevgi varsa nefret de yüzünü gösterir. Bu ikilikler dünyasında sevgi nefretin ters yansımasıdır. O yüzden sevgi varsa nefret de vardır.
Bencil istekler karşılanmayınca birey sevmemeye başlar. İşte bu sevmeme duygusunun ismi, "nefret"tir. Nefret sevginin dönüşmüş halidir. Ego örtüsünden geçmiş ve bencillikle kirlenmiş sevgi nefrete dönüşür. Nefret gücünü sevgiden alır ama sevgi kadar etkileyici değildir.
Sevgi gücü sayesinde insan kendini aşabilir, her şeyi yapabilecek güce sahip olur, yaratıcı güç devreye girer ve canlılık, yaşama isteği gelir. Sevgi sınırsız bir güçtür. Sevgi şifa, nefret ise hastalıktır. Bencillik, kıskançlık, korku, açgözlülük gibi duygular sevgiyi düşürür. Sevgi gücünü artırmak için bencillik aşılmalıdır. Yani "ben" yerine, "sen"denmelidir.
Dünya Değişim Akademisi’nde "Güçlü Olma Sanatı" Değişim programı sayesinde her geçen gün sevgi gücü daha artar. Birey yaşam gücü ile dolar. Birey karşılık beklemeden verir ve verdiği için mutlu olur. Seven insanı sadece mutlu eden, sevilenin mutlu olmasıdır. Bu, ona yeterdir. Ama günümüzde sevgi o kadar kirletilmiş ki, saf sevgi yerini bencilliğe bırakmıştır. Zihinsel alan genişler ve düşünceler pozitif olur.
Duygusallık ve sevgi aynı değildir. Duygusallık sevgi belirtisi değildir. Duygusallığın kökeninde beklentiler ve tatminler yatar. Sevgi bir enerjidir; değişim ve tekamül tekniklerinin amacı da, sevgi enerjisinin insan bünyesinde engelsizce akmasını sağlamak ve güçlendirmektir.
Gerçek sevginin gücü sayesinde bencillik kaybolur ve seven ile sevilen arasında bütünleşme, birleşme sağlanır. İşte yalnızca sevgi gücü sayesinde seven ile sevilen birbirlerini besler.
Yaşamak için sevmek gerekir o yüzden sevmek zaruridir. Sevgi gücü artınca yaratıcılık da yükselir. Bu hayatta en önemli şey sevgiyi vermektir; beklentisizce herkese vermek. Karşılıksız verince güç katlanmaya başlar. Sevginin gücüne ulaşmak için almadan vermek öğrenilmelidir. Ancak birey kendini aşınca sevgi gücüne erişebilir. Vermek herkesi özgürleştirir almak ise köleleştirir. O yüzden almadan vermek bir yaşam şekli haline gelmelidir.
Unutulmamalıdır ki, sevgi gücünün artmasında en büyük engel ego ve egonun neden olduğu negatif düşüncelerdir. Kıskançlık, kibir, nefret, kin, öfke, alınganlık gibi duygular ego kaynaklıdır. O yüzden birey sevgi gücünü artırması için öz varlığıyla iletişimde olmalı ve kendini, kalbini sevgiye açmalıdır. Ancak o zaman tüm dünya sevgi dolu güzelliklerle dolup taşar ve toplumda bireysel barış ile küresel barış yaşanır.
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
www.dunyadegisimakademisi.com.tr
[email protected]
0530 877 06 04


















